10 Haziran 2015 Çarşamba
Black
Bu filmi izlerken, o koskoca ve içinden çıkılmaz karanlığın içinde, sadece ellerle ve dokunuşlarla hayatı anlamanın nasıl olabileceğini gerçekten düşünüyor insan, hissediyor; sunulan tüm bu lüksü olması gerektiği gibi kullanamadığını anlıyor. görebiliyor ya da duyabiliyor muyuz? ya da bunun için gerçekten çaba sarfediyor muyuz, bilemiyorum. çoğunluğun umurunda değil aslında. merkezden çıkıp, biraz daha dışarıdan bakabilmek adına , izlenirken en azından, karakterleri yaşayabiliyorsunuz.bence her insan o siyah dünyayı biraz olsun görmeli.hayal edin karanlıkta yaşamak nasıl bir duygu olabilir ki, renkleri görmemek hayatın sadece eline ve ayağına çarpan cisimlerden ibaret olması suyun ne olduğunu bile bilememek.. garip çok garip..evet duygulara dokunabilme ihtimalini hissettiriyor film size ve filmin sonunun geldiğini, ekran kararıp yazılar geçmeye başlayınca farkedebiliyorsunuz..ama uzun bir süre kendinize gelemiyorsunuz.. .film bittiğinde şu soruyu siz de soracaksınız muhtemelen kendinize:''siyah bir renk midir..yoksa bir duygu mu...?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder